Kusursuz bir makyajın en temel adımlarından biri, cildi ağırlaştırmayan ve yüksek koruma sağlayan doğru bir zemin hazırlığıdır. Geleneksel güneş kremleri bazı cilt tiplerinde yapışkan veya yoğun bir his bırakabilir. Ayrıca makyaj altında birikme hissi oluşturabildiği için bazı kullanıcılar güneş koruma adımını atlayabilir. Yeni nesil güneş koruma teknolojileri ise hem yüksek koruma hem de makyaj öncesinde konforlu bir kullanım sunan hafif formülleriyle öne çıkar.
Cildiniz bazı günler ne kadar nemlendirici sürerseniz sürün mat, kuru ve yorgun görünebilir. Özellikle mevsim geçişlerinde, yoğun şehir temposunda, sık makyaj yaptığınız dönemlerde veya cilt bakım rutininiz fazla sade kaldığında bu hissi daha belirgin yaşayabilirsiniz. Son dönemin popüler bakım yaklaşımlarından biri olan skin flooding tam olarak bu noktada öne çıkar. Temel mantığı cilde tek seferde yoğun bir ürün uygulamak yerine nem verici ürünleri ince katmanlar halinde kullanmaktır. Böylece cilt bakım rutini daha planlı, daha hafif ve daha konforlu hale gelir
Güneş koruyucu seçimi yaparken kutuların üzerinde karşımıza çıkan SPF, UVA, UVB, suya dayanıklılık, hassas ciltle uyumu ve “Broad Spectrum” gibi kısaltmalar adeta teknik bir dil gibidir. İlk bakışta kafa karıştırıcı görünen bu terimler aslında doğru çözüldüğünde o kremin cildiniz için neler yapabileceğini gösteren en net haritadır. Hatta evdeki herkesin ortak kullanabileceği aile boyu bir koruyucu seçiyorsanız, sadece SPF rakamını baz alarak karar vermek yeteri kadar cildinizi koruduğunuz anlamına gelmeyebilir. Çünkü SPF değeri, cildi hassaslaştıran ve UVB ışınlarına karşı koruma gücünü temsil eder.
Bakuchiol içeren ürünleri bakım rutininize eklemek istiyor ama nereden başlayacağınızı kestiremiyor olabilirsiniz. Cilt bakımında ürün sayısını artırmak, her zaman daha iyi bir sonuç alacağınız anlamına gelmez. Özellikle ince çizgiler, matlık, kuruluk hissi ve düzensiz cil tlere odaklanırken seçtiğiniz ürünlerin uygulama sırası, dokusu ve birbiriyle uyumu kritik bir rol oynar.