Sprey güneş kremleri, özellikle geniş bölgelere hızlıca sürüp geçmek istediğimizde müthiş pratik geliyor. Ama kabul edelim ki şişeyi birkaç kere püskürtmekle iş bitmiyor. Spreyin havaya uçup gitmesi, bazı noktaların kuru kalması ya da cilde eşit yayılmaması koruma performansını doğrudan düşürüyor. Bu yüzden sprey formdaki ürünleri kullanırken klasik krem ve losyonlara göre biraz daha farklı hareket etmek lazım.
Burada kilit nokta spreyi cilde ne kadar yakından sıktığınız. Sıktıktan sonra elle yayıp yaymadığınız da sonucu direkt etkiliyor. Yüz bölgesi deseniz, vücuttan bambaşka bir uygulama istiyor. Rüzgâr, açık alev ya da sıcak yüzeyler gibi çevresel detayları da hesaba katmak şart. Bir de tabii sabah tek bir fıs sıkıp bütün günü kurtardığımızı sanmak var... Sprey güneş kremi kullanırken yapılan bu 5 yaygın hatayı düzelterek çok daha kontrollü ve eşit bir koruma elde edebilirsiniz.
Sprey güneş kremi kullanırken en sık yapılan hatalar şunlar:

En çok düşülen tuzak bu: Cilde uyguladığımız miktarı olduğundan fazla sanıyoruz. Püskürtürken çıkan o sis bulutu gözümüze çok geniş bir alanı kaplıyor gibi gelebilir. Bu nedenle ürünün bir kısmı cilde hiç değmeden havaya, kıyafetlere ya da sağa sola gidiyor. Şişeyi ciltten uzakta tuttukça bu kayıp daha da artıyor.
Ambalajda aksine bir şey yazmıyorsa spreyi cilde olabildiğince yakın ve kontrollü sıkmalısınız. Sıktığınız yerde ürünün ıslaklığını ve varlığını netçe hissetmelisiniz. Omuz, kol, bacak gibi geniş yerleri tek hamlede bitirmeye çalışmak yerine parçalara bölerek ilerleyin. Her spreyin başlığı ve basıncı farklıdır. Bu yüzden "3 saniye sıkın" ya da "5 fıs yapın" gibi sabit kurallar her üründe tutmaz. En doğru referans, kullandığınız ürünün arkasındaki kullanma talimatıdır.
Sprey form ürünü cilde ulaştırmayı kolaylaştırıyor ama her yere kendiliğinden eşit dağılmıyor maalesef. Elinizin açısı veya spreyin yönü yüzünden bazı yerlerde ürün birikirken, bazı noktalar tamamen boş kalabilir. Yani işi sadece püskürtme aşamasında bırakmamak gerek.
Sıkma işlemi bittikten sonra elinizle nazikçe üzerinden geçip açıkta kalan her yere ürünü eşitçe yayın. Omuzların arkası, ense, kulak çevresi, ayak üstleri ve diz arkaları genelde hep unutulur. Sırt gibi ulaşamadığınız yerlerde birinden rica etmek en mantıklısı. Yayarken cildi hırpalayarak ovalamanıza gerek yok. Burada amaç biriken yerleri düzeltmek ve açıkta kalan boşlukları kapatmak. Önce sıkın, sonra elinizle güzelce yayın.


Spreyi direkt yüze sıkmak harika bir yol gibi görünebilir. Ama bunu yaptığınızda ürün gözünüze, burnunuza, ağzınıza kaçar. Bir de tabii o ince damlacıkları soluma riski var. Bu yüzden sprey şişesini asla direkt yüzünüze doğrultmayın.
Peki nasıl yapmalısınız? Önce avucunuza sıkın, sonra parmak uçlarınızla alnınıza, yanaklarınıza, burnunuza ve çenenize yedirin. Göz kapaklarına, gözün dibine ve dudak içlerine temas ettirmeyin. Saç çizgisi ve kulak arkası gibi noktaları elinizle ekstra kontrol edin. Kullandığınız ürün sadece vücut için üretilmişse yüze sürmeden önce etiketini bir okuyun. Çocuklara uygularken de spreyi asla çocuğun yüzüne doğru sıkmayın.
Rüzgârlı bir günde dışarıda sprey sıkarsanız, ürünün yarısı cildinize bile değmeden uçar gider. Farkında olmadan bazı bölgeleri tamamen korumasız bırakabilirsiniz. Hatta rüzgâr yüzünden spreyin kendi yüzünüze veya yanınızdakilere savrulması da cabası. Uygulamayı olabildiğince rüzgârsız ve hava alan yerlerde yapın.
UYARI: Şişeyi sıcak yüzeylerde ya da güneşin altında ısınmış araba içinde bırakmayın. Sprey güneş kremlerinin alev alabileceğini hatırlatarak açık ateşten uzak durulması gerekiyor.

Güneş kremini sabah bir kere sürüp çıkmak o korumanın bütün gün sabit kalacağı anlamına gelmez. Denize girmek, terlemek, havluyla kurulanmak ya da kıyafetlerin cilde sürtünmesi o tabakayı zamanla yok eder. Dolayısıyla tek bir uygulamayla günü bitirmeye çalışmak yapılan en büyük hatalardan biri diyebiliriz.
Ne sıklıkla yenileyeceğinizi ürünün arkasındaki talimatlara bakarak belirlemelisiniz. Dışarıda uzun kalacaksanız cildinizi ara sıra mutlaka kontrol edin. Yüzdükten veya terledikten sonra ne zaman tazelemeniz gerektiği ürünün üstünde yazan bilgiye göre karar verebilirsiniz. Suya dayanıklı yazması ürünün cildinizde çivi gibi çakılı kalacağı anlamına gelmez. Havluyla kurulandıktan sonra omuz, kol, bacak ve yüz gibi açık yerleri tekrar kremleyin. Üzerinizi değiştirdiğinizde de açılan yeni bölgeleri korumaya almayı unutmayın.
Sprey mi yoksa krem mi sorusunun cevabı sadece kişisel zevk meselesi değildir. İki formun da kullanırken dikkat edilmesi gereken yönleri başkadır. Sprey ürünler geniş alanlara hızlıca yayılır. Krem ve losyonlarda ise ne kadar sürdüğünüzü gözle görmek daha kolaydır.
Sprey kullanırken havaya giden miktarı hesaba katmak zorundasınız. Kremde ise bazı yerleri atlama riski var. Ama ürün hangisi olursa olsun temel kural cildin her yerine eşit dağıtılmasıdır.
Ambalajdaki SPF değeri UVB ışınlarını engelleme gücünü gösterir. Daire içindeki UVA logosu ise ürünün gerekli UVA koruma standardına sahip olduğunu anlatır. Yani sadece forma bakıp karar verilmemeli. SPF, UVA, kullanım alanı ve yenileme sıklığını bir bütün olarak değerlendirmelisiniz.

Sprey güneş kremlerini detaylı incelemek için tıklayın.
DermoEczanem